13 Haziran 2015 Cumartesi

Kitap İncelemesi: Olasılıksız

Kitap Hakkında:
Kitap: Olasılıksız
Orijinal adı: Improbable
Yazar: Adam Fawer
Sayfa sayısı: 475
Yayınevi: April Yayıncılık
Goodreads puanı: 4,03

Bir matematikçinin olasılık hesabıyla bir kumarbazın olasılık hesabı aslında birbirinden farklı değildir.Matematikçi ve kumarbazı aynı cümlede görünce biraz şaşırabilirsiniz ama David Caine ile tanışınca bunun hiç de OLASILIKSIZ görünmediğini anlayacaksınız.Zira kendisi hem bir olasılık uzmanı hem de bir kumarbaz.Fakat kitap bunun üzerinde mi ilerliyor.Tabi ki hayır.O yüzden baştan başlayalım.

Her şey David Caine'in bir kumar masasında her olasılığı hesaplamasına rağmen rakibinin floşroyal yapıp onu yenmesiyle başlar.David kumar masasında son zamanlardaki garip epilepsi nöbetlerinden birini geçirince hayatı belalı ve karışık bir hal alır.Hastanede gözlerini açtığında 11,000 dolar borcu ve peşinde de borçlandığı bir Rus mafyası vardır.Hastalığı da garip bir hal alınca iyice çaresiz bir duruma düşer.Kullandığı ilaçların hiçbiri etki etmediği için de deneysel ilaçlar kullanmaya başlar.

Biz insanlar evrenin belli gerçeklerini ölçebilecek becerilere sahip değiliz.Yani,olaylar her ne kadar rastgele görünse de tamamen fiziksel gerçekliklerle koşullandırılmışlardır ve böyle belirlenirler.

Öte yandan Tversky adlı bir profesör de laboratuvarında David gibi insanları denek olarak kullanıp beyin fonksiyonlarını incelemektedir.Alfa,beta,delta deneklerinin hepsini büyük bir titizlikle inceleyip bunu bilim uğruna yaptığını savunur.Deneyleri başarısız,fikirleri de bir o kadar iddialıdır.Tek sorun para ve denek sıkıntısıdır.Bir restoranda David Caine'e rastladığında onun bazı şeyleri olmadan önce tahmin edebildiğini görünce bir şans daha elde eder.Sonunda beta deneğini bulmayı başarmıştır.Aynı zamanda bu bölümde Caine gibi insanlara Pierre-Simon Laplace'in teorisi olan "Laplace'ın şeytanı" adı verilmiştir.Tversky de bunu savunarak David'in peşine düşer.David,bu teoriyi çok saçma bulur ve kendi belirtilerini deneysel ilaçlardan kaynaklanan şizofreni belirtileri olarak görür.Tabi Caine'in bunu saçma bulması Tversky'nin insan denekleri kullanmaktan vazgeçmesini sağlamıyor.Tam tersi Tversky bunun üzerine daha da gidiyor.Bir de Tversky'nin dudak uçuklatan deneylerini gören bazı devlet kuruluşları da var.Bunlar da David Caine'in yeteneklerini Tversky dosyasından okuyunca peşine düşüyorlar.Bundan sonra Caine'in işi bir hayli zor.Çünkü FBI,CIA,UGA gibi kuruluşları atlatmak hiç kolay olmayacak! (Bu arada Laplace'ın Şeytanı olan kişilerin evrenle ilgili tüm olayları daha önceden tahmin edebildikleri düşünülüyor.Bu kişiler gelecekteki bilinciyle şuanki bilinci arasında bir köprü kurabiliyorlar ki bu kitapta bahsedilene göre beyinden kaynaklanan bir durum olarak görülüyor)
O kadar çok esrarengiz olgunun nedenini buluyoruz ki,bir şeyin bilinemeyeceğine inanmakta zorlanıyoruz.
Ama yine de bilinemeyen,bilinemeyecek diye bir şey var.O da karşımıza geçmiş sakin sakin işine bakıyor.

Kitabın konusu basit olarak böyle.Neden basit? Çünkü bu tür kitaplarda olaylar hem çok karışık hem de aşırı gerçekçi olduğu için ben size ortadan bir yerini söylersem bölük pörçük olarak hepsini anlatmak zorunda kalacağım.O yüzden konuyu genel olarak vermek zorunda kaldım.Ha bir de tahmin edersiniz ki ara karakterler de var ama şimdi size Julia'dan ve Jasper'dan da bahsetsem de her şeyi berbat etmiş olacağım.Sadece şunu bilin.Julia kullanılan alfa deneği,aynı zamanda Tversky'nin duygusal olarak kullandığı zavallı bir doktora öğrencisi,Jasper da David'in şizofreni hastası olan ikizi.Bana sorarsanız kitapta Jasper'in daha renkli bir kişiliği var.Gerek diyalogları olsun,gerek düşüncesi olsun her şeyiyle David'den daha mantıklı ve daha zeki bence.


Kuantum mekaniği konusunda çok çalışmak gerekir.Ama içimden bir ses bana bunun her şeyin çözümü olmadığını söylüyor.Bu teoriyle birçok şey açıklanıyor; ama hala O'nun sırrını çözebilmiş değiliz.Ben yine de O'nun zar atıp kumar oynadığını,hiç mi hiç sanmıyorum.  -Albert Einstein
Belli ki Tanrı yalnızca zar atmakla kalmıyor,ayrıca gözleri kapalı oynuyor ve ara sıra da zarları görülemeyecek yerlere atıyor.  -Stephen Hawking

Şimdi geldik üslubuna... Ben genelde böyle gerçekçi ve sayısal verilere bağlı üslupları çok severim.Duygusal olanlardan daha zevkli geliyor ve kesinlikle okuyucuyu bilgi açısından daha çok tatmin ediyor.Duygusal olarak soyut ögeler fazla olunca estetik bir haz duyuyorsunuz tabi ama gözleme dayalı veriler daha eğlenceli bence.Şimdi ben bence diyorum ama çoğu insan bu üslubu sevmez.Bir de kitabın içinde kuantum fiziği,olasılık ve Heisenberg gibi çeşitli teoriler geçiyor.Görünce fazlasıyla şaşırdım.Zaten bu hafta fiziğe de çok zaman ayıramamıştım.O yüzden nereye baksam rölativite,nereye baksam standart model,Schrödinger,Einstein.İşin kötüsü şu konular en merak ettiğim ama en anlamadığım konular.Kitapta da çıkınca ve somut olarak güzel bir şekilde anlatılınca da böyle mutlu oluyorsunuz işte.


"Özünde tüm maddeler iki şeydir.Farklı ortamlarda farklı özellikleri vardır,hepsi aynı anda ölçülünceye kadar."
"Ama bu mantıksız." dedi Caine.
"Kuantum fiziğinin dünyasına hoş geldin."dedi Doc bir patates kızartmasını ısırarak.
Papyonlu adam birden canlandı. 
"Eğer cidden aklını karıştırmak istiyorsan," dedi Doc'a sanki Caine orada değilmiş gibi."Ona Schödinger'in kendisini anlat."


Yazımın sonuna geldim.Genel olarak bu kitabı size tavsiye etmem için bir sürü nedenim var.Konusu,karakterleri,olayların gidişi falan çok güzel kurgulanmış.Resmen Adam Fawer,Dan Brown'un tarihi değil de bilimsel versiyonu gibi.Böyle diyaloglara da matematikçi ve fizikçilerin kısa tarihini karıştırınca ortaya tadından yenmez bir kitap ortaya çıkmış.Gerçi Empati adlı kitap çok beğenilmemiş ama bu sefer şansımı Empati'den yana kullanacağım.
Hepinize bol kitaplı günler,gelecek yazılarımda görüşmek üzere!

4 yorum:

  1. Selam canııım Blog takip etkinliğinden bulup hemen geldim! İyi ki gelmişim kitap blgolarını çook severiim :) ---İşin "Aslı"---

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hoşgeldiiin tatlım.Umarım yazılarımı beğenirsin :)

      Sil
  2. Çok sevdiğim bir kitap. Empati'yi de çok severim. Okudunuz mu? Nasıl buldunuz??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Empati'ye daha başlayamadım malesef.Sofi'nin Dünyası daha cazip geldi.Fakat daha sonra okumayı planlıyorum.Yorumlara göre Olasılıksız kadar sevilmemiş ama göreceğiz :)

      Sil