22 Temmuz 2015 Çarşamba

Kitap İncelemesi: Kar

Kitap Hakkında:
Kitap: Kar
Yazar: Orhan Pamuk
Sayfa sayısı: 432
Yayınevi: İletişim
Goodreads puanı: 3,52

Orhan Pamuk'tan okuduğum ilk kitap oldu Kar ve ben daha önce böyle bir kitap okumamıştım.Bu iyi anlamda değil.Kitap bitti ve ben nasıl inceleyeceğimi düşünmeye başladım.Puanlama yaptığım defterime 3'ü zar zor yazdım.Çok beğendiğim yerler de oldu,haksız bulduğum bölümler de.Orhan Pamuk'un büyük bir romancı olduğunu bildiğim için de acaba sıkıntı bende mi diye de düşünmedim değil.Fakat yorumlara göz attığımda Kar kitabının o kadar da beğenilmediğini görmüş oldum.Neleri eksik bulduğumu konusundan sonra ele alsam daha güzel olur.

Kitap Kerim Alakuşoğlu,yani karakter olarak Ka diye geçen bir şairin Almanya'da sürgün olarak geçirdiği yaşamdan sonra Kars'a gelmesiyle başlar.Karlarla kaplı okuyucuya adeta bir Winterfell havası veren Kars,Ka'ya büyüleyici gelirken bu karların birçok şeyi örttüğünü anlar.Halkın yoksulluğu,şehrin hüznü hep karların altında kalmıştır.Ka bu şehre geldiğinde de tüm Kars halkının dikkatini çeker.Bu yüzden Ka kendisinin İstanbul'dan geldiğini ve son dönemlerde kızların birden intihar etmesini yazmak için araştırma yaptığını söyler.Bu Kars'a gelişinin bir bahanesidir.Aslında üniversiteden beri aklının bir köşesinde olan İpek'in kocasından boşandığını öğrenince mutluluğu bulmak için Orhan Pamuk'un anlatımıyla bu mutsuzluklar şehrine gelir.Fakat yolların kapanmasıyla gelişen olaylar,İslamcılarla laik kesim arasındaki çatışmalar,Sunay Zaim adlı bir tiyatrocunun yaptığı yerel bir darbe her şeyi değiştirir.Bu darbede birçok İmam Hatip öğrencisine ve şüphelilere işkence yapılırken masum insanlar öldürülür.Başta İpek'in kardeşi Kadife olmak üzere türban direnişi yapan kızlar,siyasal İslamcı örgütler,Ka'nın inandığı mutluluk dolu gelecek yolunda macera,aşk ve hüzünün konu aldığı bir romandır Kar.Ayrıca bu romanda Orhan Pamuk arka planda Ka'nın arkadaşı olarak okuyucuya kendisini hissettirir.


Gelelim beğendiğim yerlerine.Ben kitaptaki olayların ilerleyişini genel olarak güzel buldum.Anlatım tarzını da beğendim.Bir de bölüm adları çok yaratıcı ve güzel olmuştu.Fakat olayların gerçekmiş gibi okuyucuya verilmesi beni rahatsız etti.Normalde ben önsöz falan okumayı sevdiğim için kitabın kurgusal olduğuna dair hiçbir not göremedim.Başlarda yapılan alıntılar da bunların gerçek olaylar olduğunu düşündürttü bana ki benim gibi pek çok okuyucu bu tuzağa düşmüş.Aslında Kars'ta böyle olaylar,yerel bir darbe hiç olmamış.Ne var ki Orhan Pamuk okuyan pek çok yabancı okur var ve bu insanların bunu gerçek olarak okuyup tüylerinin ürperecek olması beni hala rahatsız ediyor.Sadece bu da değil.Kitapta Kars'ın çook ama çook yoksul olarak anlatılması,sanki Kars halkının sokakta öldürülen insanlara televizyona bağlandıkları için dikkat etmemesi ve bu olayların onlar için sıradanlaşmış gibi gösterilmesi hoş değildi.Karslı olduğum için değil ama "Ölmek için en güzel şehir" diye anlatılan kitaba bağlanmamı bekleyemezdiniz.Bu yüzden kitap boyunca olayların Kars'ta geçmediğini farz ettim.Sürekli Kars'ta şöyle şöyle oldu mu diye de sormak zorunda kaldım.Son olarak Ka'nın okurları heyecanlandıran intihar vakaları için gelip aşk için yolundan sapması karaktere karşı antipati uyandırdı bende,hani en azından biraz daha bu konuya değinilebilirdi.Ben bu kitabın karakterlerine hiç bağlanamadım.Sadece olaylar yaratıcıydı.Tiyatrocunun darbe yapması beni şaşırttı mesela ama ayaküstü bir öneri yapmamı isteseler bu,önereceğim bir kitap olamaz.

Bu dünyada ne yapıyorum? diye düşündü Ka.Kar taneleri uzaktan ne kadar zavallı gözüküyor,ne kadar zavallı benim hayatım.İnsan yaşıyor,yıpranıyor,yok oluyor.Bir yandan yok olduğunu,bir yandan var olduğunu düşündü: Kendisini seviyordu,bir kar tanesi gibi hayatının aldığı yolu sevgi ve kederle izliyordu.

Yine de bunların benim düşüncelerim olduğunu vurgulamak istiyorum.Hemen umutsuzluğa kapılmayıp başka bir Orhan Pamuk kitabı okuyacağım ve umarım bu sefer çok güzel olur.Şunu da düşünüyorum.Orhan Pamuk diyince beklentilerimi çok yüksek tutmuş da olabilirim.Fakat yine de ben bu kitabın zaman kaybı olduğunu düşünecek kadar sert yorum yapamam.En azından okurken siz bunun kurgusal olduğunu bilmiş olur,benim gibi gerçekmiş gibi soğumaz ve kitabı kendiniz değerlendirirsiniz!

"Ama mutsuzluk gerçek bir intihar nedeni olsaydı Türkiye'deki kadınların yarısı intihar ederdi."

"Şiirde mutluluk yetmeyince siyasetin gölgesine ihtiyaç oldu."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder